KALBİMİN TINILARI


10/12/2008 · Kategori: SiiR

Gönlüme aşktan yana bir dem vurdum yine

Ağlamayan sineme

Sızlamayan kalbime

Aşkın tarifini karıştıran zavallı beynime...

 

Keşke

Kasvetli ruhuma diriltici bir rüzgâr esse şimdi senden

Ağlamayan kalbim ağlasa Yakub gibi

Utansa sana ağyar kalışıyla yüreğim

 

Sana susadı bu gönül ey yâr bu gece

Sevebilmek seni

Bilal gibi pervasızca Hamza gibi yürekten

Ve sevmek seni

Seviyorum demekle değil emanetine riayetle

 

Mahzun yüreğim şimdi ağlıyor derinden

Uşşakî sâdâsıyla bir ok yemiş gibi kalbimden

Hicran

Aşka uzanan gizemli bu yolda.

Mahzun ve kederli gönlümün yamaçları yasta.

Mahrem duygularım oldu hep sana

Ene oldu benim tek düşmanım

Derunumda.

 İlhan KAPLAN


29.08.2008

 

Yorum (0) Yorum yaz!

BİR MUŞTUSUN SEN GÖZLERİMDE


14/11/2008 · Kategori: SiiR

Bir lahza büşra bekliyor senden kalbim virâne

Üşüyen ruhum yanıyor sanki pervâne

Şualar saçıyor yürek fenerim biçâre

Rüzgâr esiyor sevda kokan yüreğimde şimdi divâne

Aşkına müştak bu zavallıyı, gel, daha fazla bekletme

 

Nur efşan bir sine, nazenin bir gül-i dide

Uzaklardasın, kim bilir hangi illerde

Ramak kaldı vuslata gönlüm seninle

 

Karanlık duygularla boğuştum senin yokluğunda.

Kopardım senin için bendeki tek en önemli çiçeği

Ilık bir meltem esiyor şimdi gönlümde

Ve sanki bağrıma saplanan bir hançer gibi

 

Seninle istedim sevdanın sahralarını aşmak bir seherde

Yürümek bir aşk rıhtımına seninle

Sevgiyle dolu muhabbet kokulu bir sevda akşamına açıyorum sinemi

Senin yokluğunda...

 

Sıcak gönlüm...

Beyaz güller, bembeyaz düşünceler...

Sanki bir aşk iklimi

Beynim kalbime süzüldü belki artık.

Beyhude...

 

Ne zaman kavuşacak gözlerim gözlerine...

Ve sönecek bu aşkın ateşi...

Uyandırmaz mısın beni bu kâbustan.

Yanmaz mı hiç senin için.

Titremez mi pürsevda kalbin

Sıcak nazarınla ısıtır mısın bu soğuk yüreğimi

 

 

Sensizlik girdabında buldum kendimi ilkin.

Yaklaşmak istedim hep, bulamadım düşümde bile.

Hicranla yanan kalbimde vefa

Dudaklarımda terennüm eder hoş bir sâdâ.

Gönlümü yakar, gözlerimden akan yaşlar

 

Geceler de acımasız

Sevgiyse sana olan hasretim

Vuslatsa sana özlemim

Beklerim seni

Beni koyup gittiğin yerde,

Kalbimde beklerim.

 

Gülşende gül aradım yokluğunda, sadece gül sen.

Üşüse de şule şule yanıyor bu kalbim

Nihayetsiz çığlıklarım biter mi sandın ey cân.

Ebedi bir yolculuğa yelken açmak pervasızca bir dem

Şimdi yüreğimin dalgalı sahiline bir gel sen.

Yorum (0) Yorum yaz!

AH YÂR


14/11/2008 · Kategori: SiiR

Ah yâr gönlüme düştün bu serin gecede,

Bir eylül akşamında

Sokakların yalnızlıktan figan ettiği sırada

Âsûde gecenin sükûta boyanmış demlerinde

Masmavi gecede

 

Susuzluktan çatlayan

Kurak sineme bir lahza sevgi tohumu eken

Bir yaralı gül oldun

 

O’na açıyorum içimi

Ve geceyle söyleşiyorum.

Aşka teyakkuz kalbim bu gece

Saat tam Aşk’a beş var.

 Yüreğimi benden çalan bir gönül...

 

Sabaha kadar oturmak istiyorum

Benimle

Yıldızlarla dertleşmek için.  

İçimdeki çığlığı boşaltmak...

Neden şafak ağarmak bilmez bu gecede?

 

Ah yâr...

Gönlümün kıyısına vuran bir yaralı gülsün.

 Bu gülü alıp koklamak içime çekmek istiyorum.

Gül’ü istiyorum.

Sarıp sarmalamak, güzel söz söylemek

Kalbimi ona emanet etmek sadece

Kâh türkü yakmak kâh nağme mırıldanmak

Ya da sadece mısralarda konuşmak

Seyr ü sefere çıkmak, yitik gönüllerde...

Sarmak, O’nu tanımayan vicdanları seninle

 

 

Gecenin koyu karanlığında saldın

Bu füsûnlu kokuyu gönlüme.

Bilmem diner mi ey yâr bu gözyaşım seninle.

 Siler misin bu kanla akan yaşları

Hasretinle yanıyor bu gönlüm şimdi.

 

Bu ağır duyguları yürek kaldırabilir mi ki,

 Yakarışlar bir gün ses getirir mi?

Ve bir gün Sen çıkar gelir misin?

 Bütün kâinat sussa da...

Sen konuşsan sadece...

Bir gün...

Adın gibi vuslatı müjdeler misin bana ey yâr

Adın gibi vuslatı müjdeler misin bana ah yâr

 

08.09.08

Yorum (0) Yorum yaz!

KARANLIK


3/5/2008 · Kategori: SiiR

 

Karanlık...

Gönlümde bir ses...

Aşk kokusu var bu yumuşak havada beldede.

Tatlı bir rüzgâr esiyor bedenime elvan elvan.

Ve bir ses yankılanıyor şimdi kentte.

Bir lahutî sâdâ bürüyor şehri, kulaklarımı âniden.

Vakit gece...

Bekliyorum.

Yalancı sevdalara kapılma endişesi taşımaksızın.

Bu durakta.

Sonsuzluk özlemiyle çarpıyor gönlüm.

Yürüyorum arkama baka baka bu yolda.

Yüzüme varan hafif bir nefha ve ben müteheyyiç

Savrulan saçlarımı toplayıp dikiyorum gözlerimi ufka

Bir on dört zaman evvelini

Düşünce ufkumu hayal denizine

Salıyorum gemilerimi bu gecede.

Arıyorum

Senden bir ışık, sadece bir ışık...

Denizin dalgalarına bırakıyorum beklentilerimi

Ve sen...

Ağlayabilsem keşke senin için gece gündüz.

Şu dalgalar gibi coşsa kalbim her lahza.

Karanlık...

Geceyle özdeşleşen bir mevhum...

Sensiz geçen yürekler gibi

Yapayalnız ve biçare

Dokunsan o pâk ellerinle.

Aydın olur hep ley-i derunum.

Karanlık...

Aynı gözlerinin büyüsü gibi sade.

Vakit gece...

Ve sabaha daha çok var.

Bu serin gecede güneşimsin benim sabahki doğana dek.

Yüreğimi ısıtıyor sıcak hayalin.

Karanlık...

Soğuk camlarda bir siyahlık

Bekliyor beni bu durakta.

Sensiz

Ve sensizliğin girdabında bu meçhul rıhtımda.

Yalnız olmadığımı biliyorum.

Bırakmadığını kalbimin ipini

Ay ışığı vuruyor sanki gözlerime

Nurefşan gözlerinden.

Gonca gül ve şebnem

Seven ve sevilenin buluştuğu nokta.

İlhan Kaplan

Yorum (yok) Yorum yaz!

BEYHUDE BİR HÜLYÂ


9/3/2008 · Kategori: SiiR

Bir cemre gibi düştün hazan vuran gönlüme.

Sensizlik girdabıyla boğuştum her salise her sene.

 

Aşktır, sevgidir seni bana bağlayan kutsî güç.

Sevmek olsun seni bu uğurdaki tek suç.

 

Biliyorum şimdi uzaklarda sevgiye hasret.

Kalbimde yanar yine hicran yine nedamet.

 

Sensizliğin sessiz gecesinde ziyadan mahrum gönül.

Öter durur gece gündüz hep o yaralı bülbül.

 

Bozulmaz sevgiyle örülen hiçbir bağ.

Yürek yangınken beyhude olur artık dimağ.

İlhan KAPLAN

Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki ::