Bir lahza büşra bekliyor senden kalbim virâne
Üşüyen ruhum yanıyor sanki pervâne
Şualar saçıyor yürek fenerim biçâre
Rüzgâr esiyor sevda kokan yüreğimde şimdi divâne
Aşkına müştak bu zavallıyı, gel, daha fazla bekletme
Nur efşan bir sine, nazenin bir gül-i dide
Uzaklardasın, kim bilir hangi illerde
Ramak kaldı vuslata gönlüm seninle
Karanlık duygularla boğuştum senin yokluğunda.
Kopardım senin için bendeki tek en önemli çiçeği
Ilık bir meltem esiyor şimdi gönlümde
Ve sanki bağrıma saplanan bir hançer gibi
Seninle istedim sevdanın sahralarını aşmak bir seherde
Yürümek bir aşk rıhtımına seninle
Sevgiyle dolu muhabbet kokulu bir sevda akşamına açıyorum sinemi
Senin yokluğunda...
Sıcak gönlüm...
Beyaz güller, bembeyaz düşünceler...
Sanki bir aşk iklimi
Beynim kalbime süzüldü belki artık.
Beyhude...
Ne zaman kavuşacak gözlerim gözlerine...
Ve sönecek bu aşkın ateşi...
Uyandırmaz mısın beni bu kâbustan.
Yanmaz mı hiç senin için.
Titremez mi pürsevda kalbin
Sıcak nazarınla ısıtır mısın bu soğuk yüreğimi
Sensizlik girdabında buldum kendimi ilkin.
Yaklaşmak istedim hep, bulamadım düşümde bile.
Hicranla yanan kalbimde vefa
Dudaklarımda terennüm eder hoş bir sâdâ.
Gönlümü yakar, gözlerimden akan yaşlar
Geceler de acımasız
Sevgiyse sana olan hasretim
Vuslatsa sana özlemim
Beklerim seni
Beni koyup gittiğin yerde,
Kalbimde beklerim.
Gülşende gül aradım yokluğunda, sadece gül sen.
Üşüse de şule şule yanıyor bu kalbim
Nihayetsiz çığlıklarım biter mi sandın ey cân.
Ebedi bir yolculuğa yelken açmak pervasızca bir dem
Şimdi yüreğimin dalgalı sahiline bir gel sen.