AH YÂR
14/11/2008 · Kategori: SiiR
Ah yâr gönlüme düştün bu serin gecede,
Bir eylül akşamında
Sokakların yalnızlıktan figan ettiği sırada
Âsûde gecenin sükûta boyanmış demlerinde
Masmavi gecede
Susuzluktan çatlayan
Kurak sineme bir lahza sevgi tohumu eken
Bir yaralı gül oldun
O’na açıyorum içimi
Ve geceyle söyleşiyorum.
Aşka teyakkuz kalbim bu gece
Saat tam Aşk’a beş var.
Yüreğimi benden çalan bir gönül...
Sabaha kadar oturmak istiyorum
Benimle
Yıldızlarla dertleşmek için.
İçimdeki çığlığı boşaltmak...
Neden şafak ağarmak bilmez bu gecede?
Ah yâr...
Gönlümün kıyısına vuran bir yaralı gülsün.
Bu gülü alıp koklamak içime çekmek istiyorum.
Gül’ü istiyorum.
Sarıp sarmalamak, güzel söz söylemek
Kalbimi ona emanet etmek sadece
Kâh türkü yakmak kâh nağme mırıldanmak
Ya da sadece mısralarda konuşmak
Seyr ü sefere çıkmak, yitik gönüllerde...
Sarmak, O’nu tanımayan vicdanları seninle
Gecenin koyu karanlığında saldın
Bu füsûnlu kokuyu gönlüme.
Bilmem diner mi ey yâr bu gözyaşım seninle.
Siler misin bu kanla akan yaşları
Hasretinle yanıyor bu gönlüm şimdi.
Bu ağır duyguları yürek kaldırabilir mi ki,
Yakarışlar bir gün ses getirir mi?
Ve bir gün Sen çıkar gelir misin?
Bütün kâinat sussa da...
Sen konuşsan sadece...
Bir gün...
Adın gibi vuslatı müjdeler misin bana ey yâr
Adın gibi vuslatı müjdeler misin bana ah yâr
08.09.08
0 yorum yazılmıştır